The top end task composing customer service you could have been wanting to find is here now. Check this to discover all the different disciplines we may be happy to help you with do my essay

Brilliant Way Of Getting Buy A Research Paper For College wikipedia reference Bright Method Of Getting Essay About Service Leadership

term papers

  • Sağlık Bakanlığı

DİYABETİN HASARLARI (KOMPLİKASYONLARI)

Kan şekeri kontrolünün sağlanamaması, kısa veya uzun dönemde sağlık sorunları oluşturur. Diyabet küçük ve büyük damarlarla birlikte sinirlerin de hasar görmesine neden olabilir. Diyabetin neden olduğu bu hasarlar komplikasyon olarak tanımlanır. Diyabet gerektiği gibi kontrol edilmezse, kardiyovasküler hastalık (kalp damar hastalıkları), böbrek yetmezliği, körlük, sinir hasarı ve diyabetik ayak gibi çeşitli sorunlara yol açabilir.

Diyabetin akut ve kronik komplikasyonları hem tip 1 hem de tip 2 diyabetli bireylerde görülebilir.

sayfa20-1Diyabet gerektiği gibi kontrol edilmezse, kardiyovasküler hastalık, (kalp damar hastalıkları), böbrek yetmezliği, körlük, sinir hasarı ve diyabetik ayak gibi çeşitli sorunlara yol açabilir.

Diyabetin Akut Komplikasyonları
(Kısa Dönemde/Ani Gelişen İstenmeyen Sorunlar)

Akut komplikasyonlar, hiperglisemik ve hipoglisemik olmak üzere, temelde iki büyük gruba ayrılır.

HİPERGLİSEMİK (KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİNE BAĞLI) KOMALAR

İnsülinin tamamen eksikliği veya ya da kısmi olarak azalması “diyabetik ketoasidoz”a (diyabetli bireylerde kan ve idrarda glukoz ve keton yüksekliği ile seyreden ve komaya kadar varabilen ciddi komplikasyon) veya ketonemiyi önleyecek miktarda, çok az da olsa pankreastan insülin salınımının olduğu, ciddi hiperglisemi ile seyreden “nonketotik hiperozmolar hiperglisemik durum”a yol açar. Hipoglisemik (kan şekeri düşüklüğüne bağlı) komalar ani ve hızlı gelişmelerine karşın, hiperglisemik (kan şekeri yüksekliğine bağlı) komalar saatler veya günler içerisinde gelişebilir.

sayfa20-3DİYABETİK KOMANIN BELİRTİLERİ

  • Sık idrara çıkma
  • Çok su içme
  • Çok yemek yeme
  • Ağız kuruluğu
  • Ağızda çürük meyve kokusu
  • Kilo kaybı
  • Bulantı
  • Karın ağrısı
  • Halsizlik
  • Şuur bulanıklığı
  • Koma

DİYABETİK KETOASİDOZ NEDİR?

Ketoasidoz kan şekeri yüksekliğine bağlı, asidoz (kandaki asit miktarının artması) ile birlikte kan ve idrarda keton cisimciklerinin bulunması durumudur. Bu duruma bilinç değişiklikleri de eklendiğinde “Ketoasidoz koması” denmektedir. Daha çok tip 1 diyabette görülmekle birlikte, tip 2 diyabette de görülebilmektedir.

HİPERGLİSEMİK HİPEROZMOLAR DURUM

Daha çok yaşlı diyabetlilerde ve ılımlı tip 2 diyabetli bireylerde kalp krizi, inme, pankreatit (pankreas iltihabı), yanıklar, travma ve insülin karşıtı hormonların artışına yol açan ilaç ve diğer hastalık durumlarında karşımıza çıkan ciddi hiperglisemi (kan şekeri yüksekliği), aşırı sıvı kaybı ve bilinç bozukluğu ile karakterize, ölüm riski yüksek olan bir durumdur.

HİPOGLİSEMİ

Diyabetli bireylerde kan şekeri seviyesinin 70 mg/dl’nin altına düşmesi ve belirti görülmesine “hipoglisemi”adı verilir. Ancak pek çok diyabetli daha yüksek kan şekeri düzeylerinde hızlı kan şekeri düşüşlerine bağlı olarak ta hipoglisemi belirtileri hissetmektedir.

Hipoglisemi ani ölümlere neden olabilir. Bu durum dikkat ve bellek değişiklikleri gibi bilişsel işlev bozukluklarına, kalpte ileti bozukluklarına, kalp krizi, inme gibi ciddi ve ölümle sonuçlanabilecek sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu özellikleri nedeniyle hiperglisemiye (kan şekeri yükselmesine) göre daha hızlı tedavi edilmesi gereklidir.

HİPOGLİSEMİ BELİRTİLERİ

  • Hafif,
  • Orta ve
  • Ağır olarak üç gruba ayrılır.

Hafif ve orta derecedeki hipoglisemiyi birey kendi kendine tedavi edebilir. Orta derecedeki hipogliseminin hafif hipoglisemiden farkı, bireyin aktivitelerini belirgin şekilde etkilemesidir.

Ağır hipoglisemi ise bireyin dışarıdan yardım almasını ve parenteral (damar yolu ile) tedaviyi gerektiren, çoğunlukla koma veya nöbete neden olan bir tablodur.

sayfa20-2

HAFİF HİPOGLİSEMİ BELİRTİLERİ

  • Açlık hissi,
  • Titreme,
  • Soğuk ve nemli cilt,
  • Terleme,
  • Dudakta ve dilde solukluk,
  • Çarpıntı,
  • Huzursuzluk,

image7ORTA HİPOGLİSEMİ BELİRTİLERİ

  • Baş ağrısı,
  • Halsizlik,
  • Karın ağrısı,
  • Bulanık görme,
  • Uyuşukluk,
  • Konuşma zorluğu,
  • Nabız sayısında artış,
  • Sinirlilik,
  • Solukluk,
  • Terleme,
  • Dikkat bozukluğu,
  • Bellek bozukluğu,

AĞIR HİPOGLİSEMİ BELİRTİLERİ

  • Şuur bulanıklığı/kaybı,
  • Kasılmalar,
  • Koma,

Diyabetin Kronik Komplikasyonları (Süreğen/Uzun Dönemde Gelişen, İstenmeyen Sorunlar)

Diyabetin uzun dönemli komplikasyonları mikrovasküler komplikasyonlar (retinopati, nefropati, nöropati, diyabetik ayak ülserleri) ve makrovasküler komplikasyonlardır (kalp hastalığı, periferik damar hastalığı, inme). Hastaların %60’ında kronik komplikasyonlar vardır ve en sık kronik komplikasyon nöropatidir.

Mikrovasküler Komplikasyonlar

DİYABETİK RETİNOPATİ

sayfa20-12

Diyabetik göz hasarları diyabetin gidişatı sırasında ortaya çıkabilen; diyabetik retinopati başta olmak üzere, katarakt, glokom (göz tansiyonu) gibi klinik durumlardır.

Diyabetik retinopati gözün retina tabakasında yerleşen damarların yapısında meydana gelen değişiklikler sonucunda oluşan hasarlardır. Bu hasarlar gelişmiş ülkelerde üretken çağdaki nüfusta birinci körlük nedenidir. Tanısı ve tedavisi zamanında yapılmadığı zaman körlüğe neden olabilir.

Diyabetik retinopati gelişmiş olan kişilerin dirençli, anaerobik egzersizlerden ve yüksek yoğunluklu kardiyovasküler egzersizlerden kaçınmaları gerekmektedir. Bu tip egzersizler kan basıncını aniden yükselterek göz içi basıncını artırarak göz içi kanamalarına neden olabilir. Örneğin, ağırlık kaldırma, raketle yapılan sporlar, nefes tutarak dalma, halter, boks, kick-boks, hızlı tempoda koşu, yüksekten atlama, paraşütle atlama, basketbol, rüzgar gücü ile yapılan sporlar vb.

DİYABETİK NEFROPATİ (DİYABETE BAĞLI BÖBREK HASARI)

sayfa20-7

Son dönem böbrek yetersizliğinin en sık nedeni diyabettir. Böbrekler sağlıklı koşullarda ölçülebilen laboratuvar testleriyle protein kaçağına izin vermezken, diyabetin seyrinde kılcal damar bozukluğuna bağlı olarak böbrek fonksiyonlarının ilerleyici bozulması sonucunda protein kaybetmeye başlayabilir. Bu durum diyabetik nefropati olarak isimlendirilir. Böbrek hasarının en erken belirtisi olarak bu diyabetlilerin idrarlarında albümin atılımı artar.

DİYABETİK NÖROPATİ

Diyabetik nöropati nöronları besleyen küçük damarların hasarına bağlı motor, duyusal ya da otonom sinir liflerinin tutulduğu bir komplikasyondur. Tutulan sinir dokusunun işlevine bağlı olarak tiplere ayrılır. Bunlar;

  • Simetrik duyusal polinöropati (en sık görülen tipidir),
  • Otonom nöropati,
  • Poliradikülopati Mononöropatidir.
Duyusal Nöropatide Belirtilersayfa20-4
  • His kusurları, his kaybı,
  • Yanma
  • Karıncalanma,
  • Ağrı,
  • Isıyı algılama bozukluğudur.
Otonom Nöropatide Belirtiler
  • Terlemede azalma veya artma,
  • İstirahatte kalp hızında artış,
  • Cinsel işlev bozukluğu ,
  • İdrar retansiyonu (mesanede idrar birikmesi),
  • Hipotansiyon(düşük tansiyon),
  • Kardiyak aritmi (kalp ritm bozuklukları),
  • Hipoglisemiyi algılayamama,
  • İshal,
  • Kabızlık,
  • Mide boşalmasında bozulmadır.
Motor Nöropatide Belirtiler
  • Halsizlik,
  • Güç kaybı.

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU

Toplumlarda cinsel işlevlerin konuşulmasının bir tabu olarak kabul edilmesi nedeniyle diyabetlilerde cinsel işlev bozukluklarının sıklığı tam olarak bilinmemekle birlikte, bu sorunların erkek ve kadınlarda oldukça sık oldukları bilinmektedir.

Erkeklerde en sık karşımıza çıkan cinsel işlev bozukluğu “erektil disfonksiyon” (sertleşme kusuru)’dur. Erektil disfonksiyon dışında erken boşalma, meninin geriye kaçışı, libido (cinsel istek) kaybı da görülebilmektedir. Kadınlarda ise cinsel soğukluk, klitoral uyarım bozuklukları, vajinal kuruluk, ağrılı birleşme, orgazm sorunları en sık görülen cinsel işlev bozukluklarıdır.

DİYABETİK AYAK (DİYABETE BAĞLI AYAK YARALARI)

sayfa20-10

Diyabet sonucunda veya diyabetin neden olduğu herhangi bir komplikasyon sonucunda ayak sağlığının bozulmasına “diyabetik ayak” denmektedir. Bu sorunlar ayakta hem iyileşmeyen ülserlere (yaralara) hem de yapısal kemik ve eklem bozukluklarına yol açabilmektedir. Diyabetin kronik komplikasyonları olan periferik nöropati, periferik arter (damar) hastalığı, ayak travmaları ve infeksiyonlar ülserlerin başlıca nedenleridir. Ayrıca motor ve otonom kayıplar da ülser gelişiminde katkıda bulunur.

Diyabetik Ayak Ülserleri Üç Gruptur;sayfa20-13
  • Nöropatik (motor, duyu ve otonom liflerinin hasarı ile),
  • İskemik (büyük ve küçük damarların dolaşım bozukluğu ile),
  • Nöro-iskemik (her ikisi birlikte) olarak sınıflandırılır.

Diyabetik ayak gelişiminde risk faktörlerinin bilinmesi ve önlenmesi kaçınılmazdır. Diyabetik nöropatiye bağlı olarak ayaklarda en sık görülen şikayetler yanma, elektrik çarpması hissi, iğne batması tarzında ağrı, karıncalanmadır. Bacak ve ayaklardaki nöropati ilerlediğinde özellikle ağrı duyma azalır ve bu durum yaralanmaları kolaylaştırır. Bacak ve ayaklardaki büyük ve küçük damarlarda hasar olması da dolaşımı bozar ve ağrı, aralıklı topallama (yürümeye başladıktan bir süre sonra başlayan ağrı ve buna bağlı topallama), cilt ve tırnaklarda sağlıksız görünüm, tırnak kırılmaları, ayaklarda üşüme ve soğukluk, bacaklardaki kıllarda dökülme gibi belirtiler görülür.

Makrovasküler Komplikasyonlar

KARDİYOVASKÜLER HASTALIK RİSK FAKTÖRLERİ

Diyabet, kardiyovasküler (kalp-damar) hastalıklar yönünden bağımsız bir risk faktörüdür. Ayrıca;sayfa20-8

  • Yüksek kan basıncı,
  • Kan yağları oranlarında bozulma,
  • Sigara veya diğer tütün ürünlerinin kullanımı,
  • Ailede erken kalp-damar hastalığı öyküsü (birinci derece akrabalardan erkeklerde 45 yaşından önce, kadınlarda 55 yaşından önce kardiyovasküler hastalık olması),
  • Şişmanlık (özellikle abdominal; bel-karın çevresinde şişmanlık),
  • Yaşı 45’den büyük olan erkek ve 50’den büyük olan kadın diyabetliler,
Kardiyovasküler Hastalık İle İlişkili Belirtilersayfa20-5
  • Göğüs ağrısı,
  • Nefes darlığı,
  • Kalpte ritm bozuklukları,
  • Bilinç bulanıklığı,
  • Ani başlayan, şiddetli baş ağrısı,
  • Uzuvlarda morarma (soğukluk, solukluk),
  • Yürümekle başlayan diz altı ağrısı (kladikasyo; kesikli topallama),
  • Uzuvlarda ortaya çıkan yaralar.

Bu belirtiler diyabette kalp-damar hastalıklarına özgü değildir. Diyabetli bireylerde hiçbir belirti göstermeden de kalp-damar hastalıkları, hatta ağrısız miyokard infarktüsü bile gelişebilir.

PERİFERİK DAMAR HASTALIĞI

Ayak ve bacakların büyük damarlarının hastalığıdır. Uzun süreli ve kontrolsüz diyabeti bulunanlarda, özellikle sigara içenlerde görülür.

image8

 

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Erişkin Diyabetli Bireyler için Eğitimci Rehberi, 2014
http://diyabet.gov.tr/index.php?lang=tr&page=86. Erişim Tarihi: 07.07.2015

 research papers for saleresume writerbest grammar check